13 Mayıs 2014 Salı

Hayat karmakarışık duygularla geliyor...

Uzun zaman oldu yazmayalı... halbuki 1 aydır işe de gitmiyorum bir sürü fikir dolanıyor kafamda ama yok yazı çıkmıyor. bir sebebi vardır. 
2. hamilelik... hem büyülü hem yorucu hem hayatla akan... hem mutlu, hem endişeli, hem heyecanlı, hem de korkuyorum.  Mutluyum bir can daha katılacak bize, yeni bir birey bizi şekillendirecek. Küçük ailemiz büyümeye, canlanmaya devam edecek. Çok MUTLUYUM o yüzden. Ama endişeliyim de tekrar yeni bir düzen oluşturmak ona uyum sağlamak bizim (hatta özellikle beni bilenler bilir- benim için)  için zorlayıcı olabilir. Loğusalık zordu benim için (evet uzman olmak işe yaramıyor bu durumda zorsa zor) Endişeliyim sezaryenden. Rüyamdaki gibi pıt diye doğursam sezaryen olmasam diye düşünüyorum. Yine canım acıyacak mı? Yine tansiyon çıkacak mı? Heyecanlıyım o ilk sarılış, ilk öpücük, ilk kokusunu hissetme. Tal ile ilk tanıştırma... Korkuyorum yetişir miyim 2 çocuğa, iki cana... Yetebilir miyim onlara?

Bir yandan bu duygularla kafam meşgulken geçen hafta tam doğuma 2 hafta kala bir de üzüntü eklendi. Anneannem artık vazgeçti bizimle olmaktan... Kaybettik onu. Bir yandan kendi üzüntümle boğuşurken bir yandan çocukların için iyi olmaya çalışmak zormuş. Eski Ben gibi ağlayamadım bile, 2 damla gözyaşı ve o kadar... Güçlü olmalıyım diye. Bir yandan güzel anıları hep benimle , yaşamın döngüsü bu, sıralı olsun diye teselli ederken kendimi.... Bir yandan sesini unutmasam bu sefer kaygısı.... Eğer herkes bir yerde toplanıyorsa yukarısı gitgide kalabalıklaşıyor belki de mutludurlar bir arada diye çocukça bir düşünce!!

Şimdi 8 gün var doğuma olabildiğince dinlenmeye, kendimi dinlemeye ayırmak istiyorum bu son 8'i malum sonra uzun bir süre kendimle başbaşa olamayacağım.