27 Mayıs 2013 Pazartesi

Anne olunca anladım


Hamilelik dönemim çok rahat geçmesinden dolayı çok romantik, hayallerle ve umut dolu geçti... Doğum kursları, doğum ve bebek bakımı kitapları, (tabii bir de mesleğimden dolayı) garip bir özgüven vardı anne olmakla ilgili.  Oğlum ile beraber bu özgüvenin aslında biraz da yapmacık biraz da gerçekçi olmayan bir özgüven olduğunu farkettim.  İlk 3 ay annelik ile ilgili kaygılarım tavan yaptı sonra alıştım galiba. Ama bu yazıyı yazmak ihtiyacı hissettim bu aralar.
Anne olunca anladım ki;
-Uykuyu sevmesen de başkasına göre uyanmak zor... hele uykunu alamamışken hiç de reklamlardaki gibi gülerek kalkmazsın sevgili anne kişisi
-Evde bebek ya da çocuk varsa 10 dakikada çıkıyorum lafı külliyen yalandır
-Şinitzel soğuk da yenebilen bir yemektir
-Programlar her an ateş durumuna göre değişir. Ateş başedilebilen normal bir durumdur. Anne kişisinin telaşı, ateşi düşürmediği gibi olayı daha da karmaşık hale getirebilir.
-Sırt çantası hayat kurtarır. Küçük çanta kavramı bebek ile hayatınızdan çıkar. Eğer küçük çantaya takıksanız 50 çanta gezmeye mahkumsunuz. En iyisi her şeyi gönül rahatlığıyla taşıyabileceğiniz bir sırt çantasıdır.
-Dış dünyada oyuncak yerine şeker, tuz, yaprak gibi bilumum şeyler daha ilginçtir, o nedenle yanınızda bir dünya oyuncak taşımaya ihtiyaç yoktur.
-Kahve arası candır.
-İşler planlandığı gibi gitmez- o nedenle planları tutturmaya çalışıp anne kendini yıpratmamalıdır.
-Mükemmel anne yoktur, olamaz, sadece ‘O’nun annesi vardır.  Mükemmel anne olmaya çalışarak vakit kaybeder, moral bozarsınız.  O gerginlik çocuğa ve eşinize de yandır. İşe yaramaz. En iyisi olduğunuz anne olmaktır. Hatalarınızla, yaptığınız tüm güzellikler ile kendinizi kabul etmektir.
-Her“Nedenn?” sorusunun cevabını bilmek mümkün olmayabilir.
-Anne ve çocuk ile ilgili reklamlardaki doğru şey onun bir gülümsemesi ya da sarılması ya da öpmesi içinizin erimesine neden olmasıdır.
Bu listede mutlaka atladıklarım vardır. Zamanla ve yeni gelişim dönemlerinde eminim ki farklı maddeler ile karşınızda olacağım.
Sevgiler

8 Mayıs 2013 Çarşamba

2,5 yaş Tal'i

Uzun bir süreden sonra herkese merhaba, Hayat sıkıntılarıyla, keyifleriyle, mutluluklarıyla, üzüntüleriyle, kızgınlıklarıyla, heyecanlarıyla akmaya devam ediyor... Bu ara Tal'in gelişimi yine atakta. Öncelikle tam benim gitmemden 1 hafta önce Tal kendi kendine bezini kaldırdı. İtiraf ediyorum: Onun niyeti olmasa hiç niyetim yoktu başlamaya. Bir şekilde çok üşeniyor ve endişeliydim bu süreçten. Ama korkum yersiz çıktı bir kez daha. Bir yandan ben anladım Tal isteyince bırakacak diyordum demesine ama bir yandan da nasıl olur diye düşünmeden edemiyordum. Tam oldu da bitti ye geldi. Hallettik!! Kendisi öğretmenine biz artık annemle çişimizi tuvalete yapıyoruz demiş. O gün bezi çıkarttı ve bitti. Gece için korkuyordum onu da halletti. We survived :) ve görev başarıyla tamamlandı... Şimdi her yeni birini gördüğünde iç çamaşırını gösteriyor pantolonunu indirip!! Bunun yanında; sürekli bir "Neeedeeenn?" hali var... "Needdennn uyuyoruz?", "Neeedennn bulutlar var?" "Nedennn metro alttan gider?" "Nedennn insanlar geliyor?"... gibi uçsuz bucaksız sorular. Usanmamaya çalışarak olabildiğince cevap veriyorum ama bir yerden sonra yorucu ve sıkıcı oluyor. Metroya ilk bindiği gün o kadar çok soru sordu ki, insanlar bize bakıp bakıp gülüyordu. Bir de en son "Neeedennn?..." dedi ve sonunu getiremedi kaldı :) Soracak soru kalmamıştı... Bir gün ben de ona yaptım. Anne uykum geldi dedi, ben de Neddeeennn dedim ve çünkü deyip kaldı :) çok eğlendim ben!! 2 yaş dönemi kendini göstermeye devam ediyor ama artık daha az sıklıkla olduğunu fark ediyorum. Bunda hem yaşının ilerlemesinin, hem de baharın olumlu etkisi (özellikle benim üstümde) olduğuna inanıyorum. Tabii ki anne ve babasının modundan çok etkileniyor. Modumuz düşük olduğunda hemen krizler artıyor. Evet çocuklardan bir şey saklamak mümkün değil. Tal'in son bombası da hasta olan birine; "Sana nazar boncuk değdi" demesi oldu.... :) Sevgiler