19 Mart 2012 Pazartesi

Tal büyürken...

Tal kocaman bir çocuk artık. Kesinlikle bebek değil. Onun gelişim hızına bakıyorum ve heyecanla izliyorum her gün yeni ne olacak diye.

Tam doğumgününün ertesi günü ilk adımı ile başladı bu hızlı gelişim.

Dede derken birden anne, kuş, fu-fu(su), mama (acıkınca)gibi kelimeler kullanmaya başladı.
Şimdi ise yeşil rengi tanıyıp söylüyor (gerçi sonra diğer renklere de diyor ama öncelik yeşilde)
En sevdiği aktivite ise şu zamanlarda parmak boyama; özellikle ona aldığım masasını boyayıp sonra ıslak mendille silmeyi seviyor ( titizlik konusunda babaya çekmiş)
Tam bir erkek çocuk olarak arabalar ve toplar özellikle ilgi alanları.
Tahta puzzle lar artık onun için çok rahat yapılan bir aktivite. hatta 2'li puzzle'ları da yapıyor ama takma işi halen zor. bana veriyor ben takıyorum.
Resim albümlerinden tanıdıklarına bakıyor, bazen kim olduğunu söylüyor, bazen de sadece gösteriyor.
Bebek Koala kitaplarından özellikle Doğumgünü kitabını çok seviyor. Mumları üflemeye çalşıyor. her pasta onun için mum üflemek demek :)
Kahkahalara ne olduğunu anlamasa bile eşlik ediyor.
Tam bir taklitçi maymum oldu. ne yapsak o da deniyor... hayatı bizim üstümüzden öğreniyor.
Bir de bu ara kızgınlıkları ortaya çıktı. Tipik 2 yaş dönemine giriyoruz sanırım.

Her şey bu kadar iyi gidiyor ama her zamanki gibi anne canlısının kafası karışık? Kafasındaki Ya...? hiç bitmiyor.
Ya kızdığımda kötü örnek oluyorsam? Ya sinirli kalırsa? Ya sosyal olmazsa? Ya kendine güveni olmazsa? Ya çok başına buyruk olursa? gibi yüzlerce ve bazen de birbirleriyle çelişen bir sürü gereksiz Yaaa?
Neden anne canlısının kafası sürekli meşgul??
Ama yalnız olmadığımı biliyorum her anne böyle? Öyle değil mi?