17 Eylül 2011 Cumartesi

unutulmasın diye

Bu yazıyı yazarken saat gece 3... ben yazılarımı hep yatakta planlarım ve ertesi gün veya vakit olduğunda oönceki akşam planladıklarımın bir kısmını hatırlayıp yazarım. Bu sefer böyle olmasına izin vermeyeceğim. oturdum yazıyorum unutulmasın diye.

Sevgili Dünya,
sen ara ara bize kazık atıyorsun... o zamanlar düşünüyorum gerçekten karma varsa ben ne yaptım diye? kızıyorum haykırmak istiyorum , hatta bazen anlamın kalmadığını düşünüyorum. Bu hafta öyle bir geçti ki kendimi bir Brezilya dizisinin kaarmaşıklıında ve güvensizliğinde hissettim. bazen rahatladım, bazen kızdım, nazen hayal kırıklığı yaşadım, bazen endişe ettim... hepsi vardı.
Taa ki bu akşama kadar. her şey dağıldı ve tekrar mutluyum. bana hazırlladıklarınızdan sonra ufak b,r konuşma yaptım ama çok ufak oldu. tüh şunu da söyleseydim diye fikirler uçuşmaya başladı.

Sevgili Kocacım,
sen bu dünyada nadir bulunan sıcak, anlayışlı, tatlı, espirili, canlı, hayat dolu, çok yönlü bir insansın. benim gibi duygularını yoğun yaşayan bir insan için bulunmaz birisin. Bu güzel süprizle beni gerçekten ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsin. seninle hayatımın tam yarısı kadar beraberim keşke düğer yarısında da olsaydın diye düşünüyorum. ama mutluyum ki artık seninle yazıyoruz kendi tarihimizi. hatta 2 kişilk bir aileden artık 3 kişilik sevgi dolu bir yuvaya adım attık. sevgili oğlumuz senin için ve bizi seçtiiğin için sana her akşam teşekkür ediyoruz. sen bizim neşe kaynağımızsın. senin sayende bir yandanolgunlaşırken bir yandan anne baba olmayı öğreniyoruz.

Keşke hayatımda yeri olan tüm ailem, dostlarım için tek tek birkaç cümle yazsam ( evet bir sonraki hedefim belli sanırım- evet hepiniz için tek tek yazacağım her gün 1 kişiye özel olacak sanırım henüz planlama aşamasında) ama bilin ki bana hazırladığınız bu özel gece bana bu yokuş yukarı tırmanmaya çalıştığım süreçte, ilaç gibi geldi. Sevgili ailem ve dostlarım sizin benim için söylediğiniz ve benim için yazdığınız tüm o içten ve güzel sözler aslında sizin kendinizin bendeki yansıması. hayatımda hepinizin rolü ayrı ve siz benimle olduğunuzda ben ben olabiliyorum.

hayatımın değerlileri her gün sizin için şükrettiğimi bilin. Sizi çok seviyorum. beni ben yaptığınız için teşekkür ederim.

Sevgiler,
Suzi

6 Eylül 2011 Salı

İy-ya (Tal 11 aylık)


İy-ya Dünya,

Ben bu ara konuşmaya başladım. İlk kelimelerim de-de, gel, ver, aç, iy-ya,nn-nnnee dıss ve kedü :) hoş hepsini her an demiyorum ama bazen ağzımdan çıkıveriyorlar. Bu ara hayatımda bir sürü yeni şeyler oldu.

1) Dişlerim giderek artıyor 3,5 tane dişim var :)
2) Artık tek elle tutunarak yürüyorum (tamam başta korkuyordum ama şimdi keyif alıyorum çok)
3) Annem sebze çorbasının yanına makarna veriyor. ellerimle ben kendim yiyorum allahhh çok keyifli..
4) Artık yabancıları görmekten pek hoşlanmıyorum- hemen anneme koşuyorum başlıyorum ağlamaya
5) Bu ara çok sesli koro gibiyim diyor annemler. Sabahları bülbül gibi konuşup, keyfim olmadığında biraz bağırıyorum
6)İlk hastalığımı oldum (virüsler beni de buldu oysa çok iyi saklandım sanıyordum)annem daha detaylı anlatackmış ilk hastalığımda o nasıl hissetti diye.
7) Bisikletimi çok ama çok seviyorum- bisikletle bahçede saatlerce gezebilirim.
8) Yemek istemedğim zaman kafamla hayır yapıyorum beni anlıyorlar (hoş bazen yine de yiyorum ama çoğunlukla bırakıyorlar yedirmeyi )
9) Artık kutuları boşalttığım gibi dolduruyorum da...
10) Odamda bir oyun köşesi yaptık her sabah annemle orada oynuyoruz- ben yine de oyuncaklardansa elektronik eşyalar ya da oyuncak olmayan her şeyle oynamayı daha çok seviyorum
11)Tatilde annem ve babam arasında yatmaya bayıldım- geceleri rüyamda kahkaha bile atmışım- keşke hep beraber yatsak (annem de söylüyor :) )
12) Merdivenleri kendi başıma tırmanıyorum niye telaş oluyorlar anlamıyorum? beşinci basamağa kendiliğimden çıkabildim iştee
13) Annem veya babam işe giderken bye bye yapmamı istiyorlar. Yapmadığıma üzülüyorlar ama ben de bye bye yapmıyorum ki gitmesinler. Gidince üzlüyorum biraz ağlıyorum. ama napalım diyorlar ki para kazanıp sana mama, oyuncak alacağız... >Tamam öyleyse olur...

Ben galiba artık bebeklikten çıkıp çocukluğa doğru ilerliyorum. Hatta bazı bebeklerin yanında büyük bile duruyorum. Annem babam zaman nasıl da geçiyor diyorlar. Ben memnunum büyümek zevkli...

Bu arada Annem ve babam ilk doğumgünüm için çok heyecanlılar- ben de öyle benim için özel bir partiii olacak- bir sürü hediye ve arkadaş olacak, pasta olacak daha ne isteyeyim...

Sevgiler,
Tal