2 Ağustos 2011 Salı

Hayalleri uzakta arama

Hamileyken aklınızda hep bazı görüntüler oluyor... bebeğinizi merak ediyorsunuz. Onunla ilgili hayalleriniz hep toz pembe... Beraber dışarı çıkmışsınız; pusetten etrafa gülücükler saçıyor, pazar sabah üç kişi yatakta keyif yapıyorsunuz... minik bebek babanın göğsünde gülümsüyor, yemek yedirirken kahkahalar atıyor.tatilde üçünüz sürekli berabersiniz... yiyor, uyuyor, denize giriyor , oyunlar oyunuyorsunuz...
Hayat öyle toz pembe değil.

- Dışarı özlellikle ilk 3 hafta çıkarken deli gibi ağlıyor...Hatta nerdeyse morarıp kaskatı kesielecek kadar çok ağlıyor. Çünkü yenilik, çünkü bilmiyor neden onu kat kat giydirdiğinizi, ana kucağına oturttuğunuzu, asansöre bindirdiğinizi, arabaya ana kucağını taktığınızı. Bir yandan siz arabada tedirgin "Acaba acıkır mı? kaç derece olsun mama, süt çekmiştim soğumasın ne yapayım, ya gaz olursa, en son kaçta emmişti, ya arabada susmazsa, üşür mü acaba, terler mi, gidince uyuyakalmışsa paltosunu çıkarayım mı ? gibi bin tane tilki kafanızda
Sonra bir bakıyorsunuz alışmışsınız dışarıya... Çıkarken artık bir haftalık tatile gidecek kadar eşya almıyorsunuz yanınıza. Ustalaşmışsınız, kimse yoksa bile ikiniz çıkıyorsunuz keyifle. Pusette gezerken tek bacağını dışarı atmış elinde emziği etrafı keşfediyor, kendi kendine konuşuyor, mırıldanıyor, gülüyor...

- Pazar sabahları genelde en erken siz kalıkıyorsunuz. yatağa alsanız da keyif yapamıyorsunuz ki. kuzucuk enerjik eğlenmek ister, acıkmıştır yemek ister... sizin keyfinizi bekleyecek değil....
Sonra bir bakıyorsunuz ki akşam yanınızda, ortanızda yatmış. uyanınca 15 dakika babasının kolunu okşayıp yine uyumuş. Uyurken size yaslanmış. Daha ne olabilir? Bütün gece uymasanız da, sabah 7'de de kalksanız keyif.

- Katı gıdaya geçiş anne için heyecan. Bebeğine güzel şeyler hazırlayacağının hayallerini kuruyor insan. Biz peyniri çok seviyoruz ya. Zannediyoruz ki o da sevecek. İşler öyle olmuyor. Kuzucuk yeni tada bir türlü alışmıyor. Artık mamadan da sıkıldı. Her yemek bir şölen şeklinde geçiyor. Sürekli bir yaratıcılık peşinde eğlence saatine dönmüş yemekler. Günde 3-4 kere ciddi spor yapıyor gibi hissediyorsunuz.
Sonra bir bakıyorsunuz ki bir gün eline yarım kayısı alıyor, ya da b,r dilim ekmek yavaş yavaş yiyor. Keyifli çünkü büyük yemeği yiyor. Çünkü büyük gibi yiyor. Su ise bardaktan ya da şişeden içilmeli. Hatta babanın birası en tatlısı. O şişe yalanmadan kalkılmıyor masadan...

Bebek beklerken hayal kurmamak imkansız... ama hayat akışında aslında küçük kuzunun birçok hayalinizi de gerçekleştirdiğini görmek lazım sahiden!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder