11 Ocak 2011 Salı

ve beklenen MEKTUP :)


Sevgili Dünya,
Üçüncü ayımı da devirdim. Bu sıralar çok yoğun olduğumdan maalesef mektup gecikmeli geliyor. Artık sosyalleşme ilk hedefim, bu nedenle az uyku bol oyun yeni mottom :)
Evett, artık birçok arkadaşım var. Anneler ve bebekler her hafta buluşmaya çalışıyoruz. İlk zamanlar bu buluşmalarda uyurdum ama şimdi daha çok uyanık oluyorum. Bazen bakışıyoruz, bazen bebekçe konuşuyoruz, bazen de el ele tutuşuyoruz :) Annem bu toplantılardan hep yeni bilgiler ile dönüyor. Hep dönüşte yeni bir şeyler deniyor.
Onun dışında bir de Gymboree'ye gitmeye başladık. Spor yapıyoruz resmen- babam sportifmiş ondan ben de öyle olmalıymışım. Evet güzel de yoruluyorum ben bu hareketlerin sonunda. Neyse annem alışacaksın bir süre sonra diyor bakalım nasıl olacak?
Sabahları keyifli uyanıyorum, annemi görünce gülümsüyorum- çok seviniyor da heheh :) Pazarları yine babam ve annem ile yatak keyfi yapıyoruz. Ohhh ortalarına yatıyorum. Missss!!!
Artık geceleri ve çok uykum olduğum zamanlar kendi kendimi uyutabiliyorum (Nasıll ama??)Ellerimi gözüme koyup uyuyorum. Annem uyurken bir kuzudan sesler dinletiyor. O beni rahatlatıyor. Geceleri olabildiğince uzun uyumaya çalışıyorum ki yorulmasınlar.
Sevdiğim oyuncaklar gittikçe fazlalaşıyor. mesela yeni bir zürafam var, onun kulaklarını emmeyi seviyorum. Sonraa pusetime bir oyuncak aldı annem, o da süper. Bir de eskiden sevmezdim ama artık oyun halısında ve karnımın üstünde daha çok vakit geçirmeye başladım. Süper eğlenmiyorum ama fena değil. Bir de değişik bir dilde (annemler Fransızca diyor) şarkılar söyleyen bir oyuncak var. Beni çok rahatlatıyor. Yüzlerce kere dinleyebilirim ama yetişkin denilen kişiler sıkılıyorlar diye istediğim sıklıkta dinleyemiyorum.
Yeni yaptığım bir başka şey de parmaklarımı emmek. Çok lezzetliler :) Hem hissi de emzikten çok daha güzel haksız mıyım??
Bu aralar en sevdiğim şey; banyo olurken herkesi ıslatmak, yüzüyorum resmen bir görsenizz...Bir diğeri de havalarda süpermen gibi uçmak. Çok eğlenceli gerçekten.
Gaz denilen kötü şey azaldı artık. ilaçları da kıstı annem. Ama halen banyodan sonra giyinmek beni mutsuz ediyor. Alışamıyorum. Ama soyunmak derseniz işte onu çok ama çok seviyorum. Giyinmek ise bööö.
En sevmediğim şeylerden biri de; gürültülü yerlerde bulunmak. Gürültü beni rahatsız ediyor. Sakinleşemiyorum. Hele de çok uzun süre dışarıda olursam çok mutsuz oluyorum.
Neyse sevgili Dünya seni gittikçe daha çok seviyorum. Baksana her güne gülerek başlıyorum. Gün içinde de gülümsemeyi ihmal etmiyorum.
Sevgiler,
Tal :)

2 yorum:

Ceki Mitrani dedi ki...

bu soyunmayı sevme durumu sanırım babadan gelen kromozomlardan oluyor...

Suzy dedi ki...

cek, olabilir valla :)

Yorum Gönder