14 Ocak 2011 Cuma

Bunlar da benim mektuplarım

10/Şubat/2010
Sevgili bebiş,
Gercekten bu hayatimda hic basima gelmemis bir heyecan. Hic boyle hissetmemistim daha once. Hatta ne hissedecegimi bilemiyorum gibi bir his. Anlatmasi zor. Bundan 1 ay once 2 Subat benim ugurlu gunum olacak demistim, oldu da. Tam o gun ogrendim ikimizin beraber oldugunu  Guldum kendi kendime… Gercek olamayacak kadar guzel dedim. Ama gerceksin, varsin, oradasin. Bir sure sonra seni hissettigimde her sey daha da keyifli olacak sanirim. Babana soylememek icin zor tuttum kendimi- o aksam gorustugumuzde soyleyecektim. Kar yüzünden yollarin tikanikligindan nerdeyse 2 saat sonra gorustuk tam soyledigimde isiklar kesildigi icin yuz ifadesini kacirdim ama gozlerinin dolduguna eminim :) Ertesi gun kan testi de onayladi senin benimle oldugunu bir kac gun sonra da ilk doktor ziyaretimizi yaptik (5. Subat 2010) tabii ki baban da geldi. Doktorumuz Dr. Viktorya Ezgin ayni zamanda Anneannenin lise arkadasi o da cok heyecanliydi. O gun keseyi goremedik ama tekrar kan testi yaptirdik. Hormonlar ucmus gitmis. O Cuma Babaanne, dede, hala, eniste ve kuzen Elda’ya haberi verdik. Hepsi cok heyecanliydi bagris cagris sarilma opme fasli oldu. Deden anlamadi bile  Cumartesi erkenden bu sefer anneanne dede ve teyzeye gittik bir benzer durumda orada yasandi. Anneanne saskinliktan sustu guldu, guldu. Ben herkese soylemek isterdim bagira bagira ama beklemek lazim en azindan 2 ay.
Su an neler degisti seninle birlikte?
1) Birkac aydir deniyorduk. Hatta ilk denedigimizde kendimi hamile hissettim telas ettim, aksilendim. Meger oyle olmuyormus , seni ogrendigimde icim huzur ve sukunet ile doldu.
2) Yorgunum. Zirt pirt gozlerim kapaniyor. Kuzu gibi bazi gunler 12 saat uyuyorum ama tatli bir yorgunluk bu.
3) Baya saglikli beslenmeye basladim, zorla degil icimden gelerek. Her sabah sut iciyorum. Yogurt yiyorum. Bol sebze. Cay icmiyorum henuz. Ama bir turlu meyve yiyemiyorum.
4) Ara ara hos olmayan ruyalar uykumu boluyor. Sanirim sana bir sey olmasindan icten ice korkuyorum.
5) Herkes cok ozenli davraniyor.
Mart gibi herkese soyleyecegiz- o gunu bekliyorum ben :)
p.s: bu arada Baban şoyle bir mesaj ile duyurdu ailelere tebrikler bugun sizin sansli gununuz. Baby mizrahi’nin ekim 2010’daki konserine bedava bilet kazandiniz :)… cok eglenceli degil mi? Bu arada seni 7/ekim/2010’da bekliyoruz.

11/Subat/2010
Sevgili bebis,
Bugun yine senin icin doktora gittim :) Baban Ingiltere’de oldugundan bu sefer yalnizdim. Dr. bile heyecanliydi kese icin. Ve sonunda keseyi gordum, siyah bir bosluk su anda. Tam 1.31 cm. kocaman degil mi  neyse sana gore buyuk tabii senin boyun su an mmlerle olculuyor. Haftaya cok heyecanli, baban ile persembe gunu senin kalp atislarini duyacagiz… sanirim o zaman seni ilk defa hissetmis olacagim. Henuz hayal gibisin :) ama simdiden senin icin endiseleniyorum (orda misin diye ) unutup egilince eyvah diyorum bir sey olmus mudur? Ya da kizartma yedigimde kendi kendime iyi degildi onun icin diyorum… Bu arada evimizde cok sirin bir kedicik var ismi Rasta… o da bu siralar bana yapismis durumda sanirim seni hissediyor. Ona dokunuyorum sonra kosarak elimi yikiyorum sana bir sey olmasin diye
Hayat su siralar sana endeksli ilerliyor…  sanirim da uzun bir sure oyle olacak….
25/02/2010
Sevgili Bebis,
Gecen hafta baban ve halanla birlikte kalp atislarini duymaya gittik. Nasil heyecanlandik bilemezsin ancak kendi cocugun olunca anlayacaksin bu hissi. Resmen icimde yasayan biri var dedim :) o sensin… ve seni merakla bekliyoruz ama gelmek icin acele etme ekimi bekle :)Artik herkese duyurduk, haber cok cabuk yayildi… O aksam metin ve reyan geldiler ellerinde bir sise sampanya ve sirinbaba ve sirine oyuncaklariyla… cok tatlilar :) her zamanki gibi cok dusunceliler
Ertesi gun ilk defa sirtim asiri derecede agridi… o aksam da buyukannenlere sunny ve emel bir sampanya getirdiler. Sunny ile baban bebeklik arkadasi ve o kadar heyecanlanmis ki sabah inanamayip bir kez daha aradi babanı :)
Halam ve stella (kuzen) ise oyle bir ciglik attilar ki gorsen cok gulerdin… eytan ve meir sana bakacaklarina, destek olacaklarina soz verdiler :)
Hepimiz cok ama cok heyecanliyiz. Su anlik herkes ustume dusuyor… sen gelinceye kadar da boyle olacak sanirim :)
Bu arada cinsiyetin icin spekulasyonlar basladi… benim icime erkek doguyor ama bakalim mayista ogrenecegiz aslinda cinsiyetinin ne oldugunu…
Bu arada 9 martta ingiltere ve iskocyaya gidiyoruz :) cok eglenceli olacak ve en onemlisi dinlenecegim ki bu senin gelisimin icin cok onemli…
Bu arada bugun ananeyle seni dinlemeye gittik… Cok tatli bir his senin kalbini duymak. Hem bu sefer seni gordum de. Artik buyuyorsun 1 cm. olmussun. Kalbinin nasil carptigina inanamazsin gumbur gumbur…
14/04/2010
Cok zaman oldu sana yazmayali. Artik buyuyorsun 7.7 cm oldun kilon olculuyor. Gram olarak 70 gramsin 
Miniciksin ama her seyin tam, ellerin parmaklarin ayaklarin, agzin… hatta parmak emiyorsun, kipirdiyorsun. Ultrasound da seni seyretmek bizi acaip heyecanlandiriyor. Senin gelmeni dort gozle bekliyoruz ama acele etme daha cok zamanin var. o zamana kadar baban disaridan bize destek veriyor aynen dun aksam ki gibi. Zor bir aksami kolaylastirdi sayesinde uyuya kaldim. Ben de zaten hep seninleyim. Hep boyle olacak hic merak etme
Simdi biraz beyin cimnastigi…. Nasil bir anne olmak istemem?
1)Asiri kaygili
2)Korumaci
3)Cok kuralsiz- cok kuralci
4)Sıkıcı
5)Dinlemeyen
6)Cok yogun
7)Hayatini sadece cocuguna adamis
8)Tukenmis
9)Hirsli
10)Asiri titiz
Evet ortak nokta her seyin asirisi olmak… Onemli olan her seyi dengelemek. EN cok da dengeli bir anne olmak istiyorum. Bakalim basaracak miyim?
14/12/2010
Sevgili Tal,
Cok uzun zaman once yazmisim son mektubu. Yogun bir donemdi. Is, hamilelik, hazirliklar, dogum, sunnet (hayatimin en kotu gunu) derken. Sen iki ayini bitirdin bile. Simdilerde ise yanimdasin ve tum vaktimi sana ayirmaya calisiyorum.
Calistigim ailelere hep ‘’bir bebek dogunca, bir de anne dogarmis’’derdim. Cok mantikli gelirdi bu soz. Ancak simdi bakiyorum da farkli bir anlam yukluyorum bu soze. Anne de sen dogdugunda senin gibi doguyor ve senin gibi o da cok cok ogreniyor. O da bebek anne. Ogrenecek cok seyi var. Bebekle beraber ogreniyor. Iste bizim seruvenimizde ben boyle hissediyorum. Kimi zaman cok eminim dogruyu yaptigima, kimi zaman guvensizim yanlis mi yapiyorum diye. Kimi zaman tamam diyorum her sey super, kimi zaman bir sikinti oluyor acaba yaptiklarim yeterli mi diye. Anne olunca beyindeki dusunceler hic hic durmuyor. Sen gulunce ben de mutluyum. Sen aglayinca, icimde bir seyler parcalara ayriliyor. Ilk baslarda korkuyordum sana bakamayacagima, seni anlamayacagima ama simdi biliyorum ki biz ikimiz beraber ogreniyoruz. Sen dunyayi ogreniyorsun ben de anneligi. Senin annen olmak bu dunyanin en guzel seylerinden biri.
Sabah sesini duyup yanina gelmek ve senin beni gordugunde gulumsemen her gun aldigim en guzel hediye. Iste simdilerde boyle hissediyorum. Ilk baslardaki gibi seni tanima kaygim yok artik.
Iyi ki varsin. Iyi ki beni ve babani sectin.
Annen

11 Ocak 2011 Salı

ve beklenen MEKTUP :)


Sevgili Dünya,
Üçüncü ayımı da devirdim. Bu sıralar çok yoğun olduğumdan maalesef mektup gecikmeli geliyor. Artık sosyalleşme ilk hedefim, bu nedenle az uyku bol oyun yeni mottom :)
Evett, artık birçok arkadaşım var. Anneler ve bebekler her hafta buluşmaya çalışıyoruz. İlk zamanlar bu buluşmalarda uyurdum ama şimdi daha çok uyanık oluyorum. Bazen bakışıyoruz, bazen bebekçe konuşuyoruz, bazen de el ele tutuşuyoruz :) Annem bu toplantılardan hep yeni bilgiler ile dönüyor. Hep dönüşte yeni bir şeyler deniyor.
Onun dışında bir de Gymboree'ye gitmeye başladık. Spor yapıyoruz resmen- babam sportifmiş ondan ben de öyle olmalıymışım. Evet güzel de yoruluyorum ben bu hareketlerin sonunda. Neyse annem alışacaksın bir süre sonra diyor bakalım nasıl olacak?
Sabahları keyifli uyanıyorum, annemi görünce gülümsüyorum- çok seviniyor da heheh :) Pazarları yine babam ve annem ile yatak keyfi yapıyoruz. Ohhh ortalarına yatıyorum. Missss!!!
Artık geceleri ve çok uykum olduğum zamanlar kendi kendimi uyutabiliyorum (Nasıll ama??)Ellerimi gözüme koyup uyuyorum. Annem uyurken bir kuzudan sesler dinletiyor. O beni rahatlatıyor. Geceleri olabildiğince uzun uyumaya çalışıyorum ki yorulmasınlar.
Sevdiğim oyuncaklar gittikçe fazlalaşıyor. mesela yeni bir zürafam var, onun kulaklarını emmeyi seviyorum. Sonraa pusetime bir oyuncak aldı annem, o da süper. Bir de eskiden sevmezdim ama artık oyun halısında ve karnımın üstünde daha çok vakit geçirmeye başladım. Süper eğlenmiyorum ama fena değil. Bir de değişik bir dilde (annemler Fransızca diyor) şarkılar söyleyen bir oyuncak var. Beni çok rahatlatıyor. Yüzlerce kere dinleyebilirim ama yetişkin denilen kişiler sıkılıyorlar diye istediğim sıklıkta dinleyemiyorum.
Yeni yaptığım bir başka şey de parmaklarımı emmek. Çok lezzetliler :) Hem hissi de emzikten çok daha güzel haksız mıyım??
Bu aralar en sevdiğim şey; banyo olurken herkesi ıslatmak, yüzüyorum resmen bir görsenizz...Bir diğeri de havalarda süpermen gibi uçmak. Çok eğlenceli gerçekten.
Gaz denilen kötü şey azaldı artık. ilaçları da kıstı annem. Ama halen banyodan sonra giyinmek beni mutsuz ediyor. Alışamıyorum. Ama soyunmak derseniz işte onu çok ama çok seviyorum. Giyinmek ise bööö.
En sevmediğim şeylerden biri de; gürültülü yerlerde bulunmak. Gürültü beni rahatsız ediyor. Sakinleşemiyorum. Hele de çok uzun süre dışarıda olursam çok mutsuz oluyorum.
Neyse sevgili Dünya seni gittikçe daha çok seviyorum. Baksana her güne gülerek başlıyorum. Gün içinde de gülümsemeyi ihmal etmiyorum.
Sevgiler,
Tal :)