19 Ekim 2010 Salı

Değişime direnç gösteren kız

Bir roman ya da film başlığı gibi oldu. (bkz. ejderha dövmeli kız) İnsan tüm gün evde olunca bazen böyle gariplikler yapabiliyor.

Evet itiraf ediyorum mesleğim gereği herkese değişmyene tek şey değişimdir diye yönlendirip insanların kendilerinde değişimler yaratmaları için teşvik eden ben, aslında değişimler ile başedemediğimi fark ettim. Yani o kız benim!
Seyahat etmeye, yeni insanlarla tanışmaya, yeni yerlere gitmeye bayılırım. Keşif yapmayı severim. Bunlar da bir tür değişim ama... Büyük hayat değişimlerinde elimde değil panik oluyorum. Bunca senedir "ben Başak burcu özelliklerinin hiç birine sahip değilim" diye gururla dolaşırken bir de baktım ki hayat kontrolü elimden giderken paniğin önde gideni ben de oluyor. Hemen başlıyor mide ve cilt problemleri.
Hastane yatağında yatarken anladım balayında neden rahatsızlandığımı. Sorun yorgunluk filan değil. Evimin, hayatımın değişmesi. Kalabalıktan iki kişilik hayata geçmek beni ürküttü. Sessiziliği sevmedim başta. Hatta kendi düzensizliğimi yansıtmaya çalıştım. Uzun zamanlar sürekli dışarıda bir şeylere koşturdum. Evliliğe alışmam süre alsa da sonra o kadar hoşuma gitti ki ikili yaşam. Bu sefer yeni rolüm ile birlikte upss oldum. Bu sefer de çoklu yaşamaya başladık. İlk bir hafta zorlu oldu. midem mi ağrıyacak diye bekledim durdum. Neyse ki bu sefer daha çabuk adapte oldum (yani sanırım).

İlk acemiliği üstümden attım ya iyiyim ben. Acemi kalem olmak beni korkutmuyor ama acemi anne olmak iyi gelmedi. hata yapmak korkutuyor beni. ama ne yapalım hatalar yapılmadan uzmanlaşılmıyor sanırım. Düzensizlik düzenine ayak uydurmaya çalışıyorum. Becericem hissiyle yazıyorum şu an. hormonlar da destekliyor şu an beni :)Şu sıralar durumum stabil gibi.

Yarın bakalım nasıl hissedeceğim???

14 Ekim 2010 Perşembe

İlk mektup


Sevgili Dünya,
Henüz 10 günlüğüm ana ilk mektubumu annem benim ağzımdan yazıyor. Doğduğum andan beri bir sürü kişi bana tezahurat yapıyorlar, bana bakıyorlar, kokluyorlar, öpüyorlar... sıcak bir his sanırım buna sevilmek deniyor. herkes seferber olmuş benim için başta da ailem. annem, babam, büyükannemler, büyükbabamlar, halam ve teyzem, eniştem, kuzenler herkes ama herkes! sanırım anne ve babama destek oluyorlar çünkü onlar bu işte acemi. babam sanırım daha sekin, annem ise korkuyor yanlış yapmaktan. Gün geçtikçe kendine daha çok güvenmeye başladı, sanırım verdiğim sinyalleri de anlamaya başladı.

Hastanede işler daha zordu. sürekli hemşire ve doktorlar vardı. Annem ve benim canımı acıtıp durdular ama bunların hepsi ikimizin sağlığı içinmiş öyle anlattı annem. İlk gördüğüm kişi Dr. Viki oldu. bizi hiç yalnız bırakmadı. Annem ona çok güveniyormuş. Dolasıyla ben de güveniyorum.

Evde en sevdiğim yer odam. Annem ve babamın yanında yatmayı sevmedim, sonuçta ben 10 günlük kocaman biriyim ne öyle hep beraber yatmak filan bana yakışmaz. Onlar da sevindiler odamı sevmeme. Bir de evde tüylü Rasta diye bir yaratık var meğersem kedi diyorlarmış. Tatlı bir şey beni merak ediyor. Ağladığımda emen yakınıma gelip kokluyor. odamdan hep çıkartıyorlar üzülüyorum onun için ama büyüyünce iyi anlaşacağımıza eminim.

En sevdiğim şey; meme emmmek ve uyumak bir de oyun denilen bir şeyler yapıyorlar ama henüz çözemedim ne olduğunu ağırdan alıyoruz zaten. Galiba spor konusunda anneme çektim pek sevmiyorum henüz. Bakarsınız sonradan alışır ve severim. Babam çok seviyormuş bir bildiği vardır.

Dünya garip bir yer 8. günde canımı çok yaktılar. Şartmış meğerse. O akşam hepimiz için ama en çok da benim için zor geçti. Neyse kucaklarda uyuttular nöbetleşe ayakta kaldılar. biraz sakinledim. Pansuman çıkınca ise kocaman bir uyku çektim. halen alt değiştirirken huzursuz oluyor ya bir daha yaparlarsa diye.

İlk defa Pazartesi günü doktora gittik. Arkadaşım Mert te oradaydı. Beraber ilk resmimizi çektirdik. Doktor beni ve annemi kutladı. Kilo almışım her nedemekse. Annem o gün çok mutluydu. Bunu hissedince ben de huzurlu oldum. Bana yapacaklarımızı anlatıyor annem. O zaman ben de rahatlıyorum neler olacağını bilince.

Şimdi işlerime döneme lazım. Tekrar yazarım. Beni izlemeye devam edin :)

Sevgiler,
Tal