28 Aralık 2009 Pazartesi

Hayatımda Yeri olan Caddeler

Kendimi bildim bileli, ilk ilişki kurduğum cadde Bağdat Caddesi'dir. Eskiden değerini bu kadar bilmezdim. Karşılara taşınınca özler oldum evde sıkıldığında çat kapı çıkıp caddede dolaşmayı, vitrin bakmayı, yürüyerek kahve içmeye gitmeyi... şimdi isim oralarda eskisi kadar turlayamıyorum ama en azından bağlar kopmadı. Söyle bir ani canlanıyor: bir sabah uyanmışız her yer bembeyaz okullarr tatiiill yasasınnn. (bir gece önde büyükbabamın kırmızı radyosundan almışız haberleri) hemen kendimizi evimizin arka bahçesine atıyorum kuzenler, kardeşim ve ben... Şöyle okkalı bir kar topu savaşı, biraz kardan adam yapma denemeleri ve sonra eve dönüş... ıslak kıyafetler kaloriferin üstüne gider. biz de koşarak tv önüne... tabii çocuğuz bu bahçeye çıkma faslı bir maximum iki saat keser bizi... sonra kuruyan eşyalar tekrar giyilir ve hep beraber ver elini bağdat turu... önce vitrinlere bakılır, kitapçıdan yeni kitaplar alınır ve sonra biraz cafe keyfi ile kar başlayınca tekrar eve yürüyerek dönülür... bağdat caddesi= sıcak güzel anılar, yürüyüş keyfi....

Sonra büyüdüm ve Ortaokul zamaları geldi çattı. Okulum Beyoğlu'nda. ilk iki sene nefret ederek gitsem de sonra benim için İstiklal Caddesi'nin ayrı bir tadı oldu. İlk seneler bir cadde kızı olarak İstiklal'in değerini bilemedim. ama artık öyle değil... Geçenlerde Şebnem Ferah'in cdsini aldım (çok tavsiye ederim). İstiklal ile ilgili bir şarkısı vardı ... başındaki tramvay sesi ile İstiklal Caddesi gözlerimin önüne geldi... Yok Yok olmuyor.. Nereden başlaşam nasıl anlatsam durumu... İlk başta aklıma gelenler babam ile okulu çıkışı beni aldığında ilk iş İnci'ye gidip profiterol yemek... beyoğlu çikolatası, her tür insan, her tür dükkan, her tür eğlence yeri... ve sonraki senelerde Aşmalı Mescit, şimdilerde Şişane... daha ne olsun yok yok ki...Sabah git akşam çık, resim çek ilginç kareler yakala, güzel yemek ye, kitapçılara gir, kalabalığı gözlemle, tramvaya bin.... rahat ol, kasılma...

Üçüncü ve son cadde ise Nişantası... Burası hayatıma ne zaman girdi bilmiyorum ama uzun süre daha yeri olacak gibi duruyor... Kendi elit bir duruşu var, sokaklarında yürürken siz de bu duruştan nasibini alıyorsunuz... bakın nişantası halkına hepsinin kendine özgü bir tarzı vardır... Pazar günü yanlışlıkla içinden geçtiğimde bir hüzün olsa da genelde beni mutlu eden bir yerdir. Özellikle düğün hazırlıkları sırasında bir boydan diğerine sürekli yürüdüğümü bilirim. hep de birilerine rastlayarak sohbet ederek... zevklidir de her an karşınıza tanıdık birinin çıkabileceğini bilmek...

2 yorum:

Beyza dedi ki...

SUZZ...NE KADAR CADDELİ OLMASAM DA OKADAR GZEL ANLATTIN Kİ..GÜLÜMSEYEREK OKUDUM...:)

Beyza

Suzy dedi ki...

Teşekkür ederim beyzush? Senin aklında hangi caddeler kazinmis paylaşır msin

Yorum Gönder