14 Ekim 2009 Çarşamba

hayat döngüsü



hayatımı takip eden sevgili dostlarım heralde bu yazının ne ile ilgili olduğunu başlığına bakarak tahmin edeceklerdir. ama tahmin edilmeyecek bir şey benim artık ölümden korkmamam ve farklı bir bakış açıcı ile bu duruma yaklaşmam. bu şekle gelmemde iki büyük etkenden biri terapi diğeri ise bir dost...
ölüm, kayıp, yas hayatın acı ve kaçınılmaz bir yönü. Dostumdan öğrendim ki ruh ile bedeni ayrı tutuğunuzda yani vücudu sadece bir makina olarak algıladığınızda işler daha kolay hale geliyor. yani ruh vücudun bir misafiri. makinanın pili bittiğinde ruh yine de baki kalıyor. (başta bu inandırıcı gelmeyebilir ama bu şekilde bile düşünmek bir oh dememizi sağlıyor). dostumdan öğrendiğim ve terapide de çalıştığım ve yine beni rahatlatan bir başak düşünce bardağı dolu tarafından görmek... ben eskiden bir tanıdığımı kaybettiğimde isyan ederdim. onunla bir daha konuşamaycak olmak beni zorlardı. ama artık o insanı tanıdığım için şükretmeyi öğrendim. beni tanıdığı, bana kattıkları, ve paylaştıkları için...
terapide konuştuğumuz ve ölüm anksiyetesinin önünü kesen bi başka konu ise keşkelerle yaşamamak... (henüz uygulamaya çalışıyorum- bir miktar ilerledim ama daha yolum var) keşke-siz hayat... istediğini söylemek, istediğini yapmak, hayatın ve anın keyfini çıkarmak.

kaybettiğim (ama aslında yanımda olan) tüm değerli insanlara itafen...
(Yazının resmi http://img112.imageshack.us/i/eternalflamebyjustjuicenf9.jpg/#q=sonsuzluk internet sitesinden alınmıştır.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder