29 Haziran 2009 Pazartesi

hayat denilen oyun...

hayat denilen oyunda acaba kendi oluşturduğumuz karakteri çok mu ciddiye alıyoruz? son günlerde çevremdeki olayları ve kişileri gözlemlediğimde pek de mutlu olduğum söylenemez. her gün kavga gürültü şiddet ile içiçeyiz. ne oluyor bize böyle? birbirimizle konuşamaz, şaka yapamaz olduk. bir şey ağzınızdan çıktığı an birileri patlamaya hazır bomba gibi. yanlış anlamayın bu sadece diğerlerinin sorunu değil ben de böyleyim çoğu zaman. hayatı ti ye alamıyoruzzz. küçük şeylerden mutlu olamıyoruz.
baktığımda çevremde bir sürü mutsuz, asık suratlı insan. "ee neler yapıyorsun?" diye laf açıldığında, hep aynı cevap "ne yapalım iş güç"... bir araya gelinice bile edilen sohbbetler aynı.
bu çağın hastalığı mı? teknoloji geliştikçe daha mı mutlu oluyoruz yoksa teknoloji ve modernite bizi mutsuz hayatlara doğru mu sürüklüyor?
geçen gün terapide de konuştuğumda ben dahil çevremdeki tüm insanların kendini çok çabuk tükettiğimizi farkettim. hep yorgunuz. (üstelik henüz hayatta acemi sayılırız).
bu kısırdögü nasıl kırlır? nasıl daha mutlu oluruz? bilemiyorum... fikriniz varsa paylaşın lütfen....

2 yorum:

Raquel dedi ki...

bu kısırdöngü nasıl kırılır...?
daha az stres, baska bir ulke, sevdigin insanların yanında olması - arkadaşların ailen, herkesin seninle o ulkeye gelmesi, cok paran olması, fazla calışmana gerek olmaması, keyifli yaşanacak bir ortam... ve sağlık
yeterli sanırım? :)

Suzy dedi ki...

sanırım formülü buldum :) isteyen beni arasın hehehe

Yorum Gönder